Ana Sayfa » , , , , , , , » Esed'in zulmü İsrail'i aratmıyor

Esed'in zulmü İsrail'i aratmıyor

İsrail hapishanelerinde 19 yılını geçiren Filistinli Tayser Süleyman, Suriye'deki işkence fotoğraflarını değerlendirdi.



İsrail hapishanelerinde tam 19 yılını geçirdikten sonra Türkiye'ye gelen Teysir Süleyman, Suriyerejiminin 3 yıldır devam eden iç savaşta yaptığı zulümleri değerlendirdi.Teysir Süleyman'ın anlattıklarına göre İsrail hapishanelerinde yapılan zulüm bile, Beşşar Esed güçlerinin yaptığı işkencelerden daha hafif.
Suriye'deki iç savaş başlamadan önce Yermuk kampında 250 bin kişi bulunuyordu. Şimdi ise 20 bin kişi kaldılar. Bu kadar Filistinli nereye gitti?
Yermuk kampı Filistin dışında bulunan en büyük kamplardan biri. Suriye rejimi ve onun destekçileri orayı işgal ettiğinden beri mülteciler kamplardan kaçarak Türkiye, Ürdün, Lübnan ve Avrupa ülkelerine gitti. Onlardan bazıları denizin ortasında boğuldu, bir kısmı Mısır'da gözaltına alındı. Kimisi Arap ülkelerinden kovuldu.
İSRAİL HAPİSHANELERİNDE BİLE DAHA HAFİF
Yermuk kampı korumasız bir bölge. Yermuk'te doğru gitmeyen bir şey olduğuna dair bir şüpheleri varsa, bıraksınlar yaşlıları çocukları. Açlıktan ölmemeleri için izin versinler.
Suriye rejiminin halka karşı yaptığı katliam ve bombardımanlar onların vahşetini ortaya koyuyor. Yayınlanan fotoğraflar bunun delilidir. Esed rejimi Yermük, Der'a, Doğu Guta gibi yerlerde bu tür vahşetlere yaparak halkın ‘tamam artık özgürlük istemiyoruz' demesini istiyorlar. İnsanları aç bırakmalarının sebebi onların rejimden razı olmalarını  istemelerinden kaynaklanıyor.
Ben İsrail hapishanelerinde 19 yıl kaldım. Bize orada hayvan muamelesi yapıyorlardı. Bizi hastalığa terk ediyor, yeri gelince bize akıl almaz işkenceler yapıyorlardı.
Esed rejimi halkına zulmeden diktatör bir yönetimdir. Esirlere yapılan işkencenin görüntüleri gerçekten çok kötü. Kimisinin boğazı sıkılmış, kimisinin kol ve bacakları kesilmiş. Fotoğraflar dehşet verici.
ESİRLER KANSERİN ÖLDÜRÜCÜ KOLLARINA BIRAKILIYOR
İsrail hapishanelerinden bahseder misiniz?
20 yıl hapis yattıktan sonra Türkiye'ye geldik. İsrail'deki hapishaneler kabirlerden bir kabir gibi. Bize her türlü işkenceyi yaptılar. Bizi hastalığa terk ediyorlardı. İnsan haklarının yanından bile geçemeyen bu uygulamalarla Filistinli esirlerin yavaş yavaş ölmesini istiyorlar. Bir esir hasta olunca ona herhangi bir tedavi uygulanmaz ve hastalık onu ele geçirene kadar beklerlerdi. Böylece o esir yavaş yavaş, acı çeke çeke ölmüş oluyordu.
Son yıllarda ise hapishanelerde kansere yakalanan Filistinli esirlerin sayısında bir artış yaşandı. Göstermelik olarak bir doktora görünürdük. Doktor ise tamamen sağlıklı olduğumuz raporunu verir ve bizi yeniden hapse göndertirdi. Filistin halkının özgürlük taleplerini kırmak için ellerinden gelen her türlü işkenceyi yapıyorlar. Ancak Filistin halkı her şeye rağmen sabırla özgürlüğü beklemektedir. Filistinli esirler ise bu işkenceye özgürlük için dayanıyorlar.
''İSRAİL DİRENCİMİZİ KIRMAK İSTİYOR''
Şu an İsrail hapishanelerinde 4 bin Filistinli esir bulunuyor. Bu ay 2 Filistinli serbest bırakıldı, biri ise şehit oldu. İsrail bu politikayla neyi amaçlıyor?
Filistinli esirler her zaman binlercedir. Düşünün, Oslo'da atılan imzaların üzerinden 20 sene geçmesine rağmen esirlere karşı yapılan kötü muameleler hala devam ediyor. İsrail'in bu politikası, Filistin halkının hırsını, direnişini kırmak. Biz bu insanlık dışı uygulamaları sivil toplum kuruluşlarına, insan hakları kuruluşlarına, ülkelere şikayet ettikçe onların şiddeti daha da artıyor. Her gün ya bir şehit çıkıyor, ya bir kanser hastası. Bizler esirlerin diri olarak hapishanelerden çıkmasını istiyoruz.
İki hafta önce İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmeler hakkında neler söyleyeceksiniz?
Barış görüşmeleri hep İsrail'in menfaatleri başlığı altına gerçekleşiyor. İsrail haklarını nasıl elde eder? Filistinliler alttan alacak mı? Filistin halkının hakkı kendi topraklarını korumasıdır. 20 yıldır sürekli barış görüşmeleri yapılıyor. Biz de gördük ki bu barış görüşmeleri abes ve boştur.
ABD Dışişleri Bakanı Kerry'nin katılımıyla gerçekleşen bu görüşmeler aslında İsrail'in haklarını konuşmak için gerçekleşiyor. Orada Filistin halkının ne kadar taviz vereceği, ne kadar ılımlı yaklaşacağı konusu konuşuluyor.
Bizim her zaman şunu söylememiz gerekiyor ‘Bu bizim hakkımızdır, bedeli ne olursa olsun biz onu koruyacağız'
 ''MESCİD-İ AKSA'YI KORUMAK ZORUNDAYIZ''
İsrail güçleri geçtiğimiz haftalarda Gazze'yi bombaladı. Öte yandan yerleşim birimlerinin inşaatları devam ediyor. Sizin söyleyecekleriniz nelerdir?
Filistin'deki son haberlerden bahsedecek olursa, Gazze'de halkın hedef alınmasını konuşalım, onlarca Filistinli'nin Yahudilere yerleşim birimi yapılması için nasıl evlerinden edildiklerini konuşalım, Kudüs'teki işgalin yenilenmesini konuşalım, Batı Şeria'da inşası devam eden ‘utanç duvarı' hakkında konuşalım, Knesset'ten çıkan kararla Filistinlilerin nasıl evlerinden edildiklerini konuşalım. Kudüs'ün nasıl Yahudileştirilmeye çalıştığını çalışalım.
Her gün Mescid-i Aksa'ya namaz kılmaya gelen Müslümanlara engel olyorlar. Mescid-i Aksa'nın yarısını yada yüzde 25'ini Müslümanlara bırakmak istiyorlar. Projeleri bu. Daha sonra tamamını ele geçiremek istiyorlar.
Filistin'deki haberler hep ayın. Her ne olursa olsun biz hakkımız ıkorumaya devam edeceğiz.

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Support : | Blogger |
Copyright © 2013. Güncel Haber
Türkçe Sondakika haberleri sondakikaFlash haberler Spor haberleri
Siyaset Haberleri Güncel Dolar Kuru