Son Eklenenler Sitemize Abone Olun

Arabalı vapurdan otomobil düştü

Sirkeci-Harem seferini yapan 'Sadabat' isimli arabalı vapurda bulunan bir araç denize düştü. Araçta bulunan 3 yaşındaki bir bebek hayatını kaybetti, 3 kişi de yaralandı.

Sirkeci'de saat 15.00'da arabalı vapura alınan son araç, kapak üzerindeyken bilinmeyen nedenledenize düştü. Denize düşen araçtaki 4 kişi yaralı olarak çıkarıldı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 3 yaşındaki E. S. Y. hayatını kaybetti.
Kaza nedeniyle Sirkeci-Harem hattı seferleri karşılıklı olarak durduruldu. Seferlerin ne zaman başlayacağı hakkında henüz bir açıklama yapılmadı.

15 bin TL'lik yıkım işini bin TL'ye yapıyorlar

15 bin TL'lik yıkım işini bin TL'ye yapıyorlar

Kentsel Dönüşüm seferberliği sonrası ortaya çıkan yıkım piyasasına amatörler el atınca facia haberleri kaçınılmaz oldu.


Son zamanlarda üst üste gelen göçük haberlerine bugün bir yenisi daha eklendi. Eskişehir, Zonguldak, İstanbul Fatih, Beyoğlu ve Zeytinburnu'ndan sonra bugün de Ankara'dan bir göçük haberi geldi.
Ankara'nın Altındağ ilçesinde Kentsel Dönüşüm kapsamında bir binanın yıkımı sırasında meydana gelen göçükte bir kişi hayatını kaybederken 5 kişi ise enkaz altın kalarak çeşitli yerlerinden yaralandı.
Çöken binaların kentsel dönüşüm kapsamında yapılan yıkım faaliyetleri esnasında çökmesi kafaları karıştırdı. Ankara'da meydana gelen son olay sonrası görüşüne başvurduğumuz Yıkım Müteahhitleri Derneği Başkanı Mehmet Ali Bulut göçüklerin geri planına inerek çok çarpıcı bilgiler paylaştı.

AMATÖR FİRMALAR HER GEÇEN GÜN ARTIYOR
Türkiye'de yıkım faaliyetlerinin kentsel dönüşüm seferberliği sonrasında oldukça fazlalaştığını ancak söz konusu 1 milyon binanın yıkılması hedefinin karşısında Türkiye'de bu işi profesyonel anlamda yapacak 100 kadar firmanın ve her firmaya yaklaşık 10 bin bina gibi bir yıkım işinin düştüğünü söyleyen Bulut, bu alandaki sertifikalı profesyonel firma sayısının az oluşundan kaynaklı yıkım işini sadece bir kepçe ile yapan amatör firmaların her geçen gün sayılarının arttığına dikkat çekti.
ACİLEN YIKIM YÖNETMELİĞİ ÇIKARTILMALI
Bugün gelinen noktada oluşan tehlikeyi çok önceden sezdiklerini ve organize ettikleri bir sempozyumda, çok sayıda yıkım işinde tecrübesi yetersiz olan firmanın yıkım faaliyetlerine katılacağını ve bu tarz yıkımlarının çok ciddi iş kazalarına davetiye çıkartacağı öngörüsünü masaya yatırdıklarını söyleyen Bulut,  söz konusu tehlike üzerine bir yıkım yönetmeliği hazırlığı içerisine girdiklerini belirterek, ''Hazırlanan Yıkım Yönetmeliği'nde özellikle binalarda çökertme sonucu yıkım yapılması faaliyeti tamamen yasaklanıyor ve özellikle yıkım faaliyetinde kullanacak makinenin binanın en üst seviyesine kadar erişim sağlaması zorunlu hale getiriliyor. Çünkü eğer kullandığınız makina binanın en üst seviyesine erişim sağlayamıyorsa çökertilme yapılması faaliyetine gidiliyor. Tabi bu da çökertmede binanın hangi yöne devrileceğini yüzde yüz tespit edemediğiniz için çok tehlikeli kazalara sebebiyet verebiliyor. Dolayısıyla iş makinalarının erişim yapamadığı tüm katları binanın statik yapısına uygun bir şekilde bir iş makinasını binanın üstüne çıkartarak kontrollü bir şekilde kat eksiltilme yöntemi ile yıkmak gerekiyor. Doğrudan iş makinası ile yıkım seviyesine getirdikten sonra binayı üstten aşağıya doğru yıkmanız gerekiyor. Yoksa binayı kolonlarından çökertme gibi bir işlem asla kabul edilemez.'' dedi.
15 BİN TL'LİK MALİYETİ BİN TL'YE DÜŞÜRÜYORLAR
Bir binanın yıkım maliyetinin enkaz kaldırma maliyeti ile birlikte 40 bin TL'yi bulduğunu bu rakamın 20-25 bin TL kadarının enkaz kaldırma maliyeti olduğu geri kalan 15 bin TL'lik kısmının ise kontrollü profesyonel yıkım maliyeti olduğunu ifade eden Bulut, fakat şuan hali hazırda gerçekleştirilen binlerce yıkımda yapıldığı gibi bir iş makinesini getirerek binayı alt kolonlarından taşıyıcılarını kırarak çökertme yapılması halinde bu maliyetin 15 bin TL'den bin TL'lere kadar gerileyebildiğini vurguladı. Bulut, bu tip durumlarda ekonomik gözüken yalnız teknik anlamda hiçbir şekilde doğru olmayan yıkım teknikleri kullanılarak yapılan yıkımların tamamen ranta dayalı olduğunu ve profesyonel firmaların maliyet anlamında bunlarla rekabet edemediğini dile getirdi.
MEVZUAT OLMADIĞI İÇİN SUÇLANAMIYORLAR
Bulut, bu tarz yıkım işlemlerini yıkım mevzuatı olmadığı için suçlayamadıklarını ve hatalı olarak gösteremediklerini belirterek, ''Çünkü bugün yıkım için izin aldığınızda size 'Nasıl yıkacaksınız?' diye sorulmuyor. Denetleme var ama kullanılan metoda göre değil. Zaten denetleme yapacak uzman kişi sayısı da Türkiye'de yeterli sayıda yok.'' diye konuştu.

HER KEPÇESİ OLAN BU İŞİ YAPMASIN!
Yıkım yönetmeliğinin çıkartmanın yanı sıra yıkım firmalarının da eğitilmesi gerektiğine dikkat çeken Bulut, verilen eğitimler sonrasında firmalara bu işi profesyonel anlamda yapabileceklerine dâhil sertifikaların verilerek bu işi sadece bir kepçe ile her önüne gelenin yapabileceği bir iş olmaktan çıkartılması gerektiğini söyledi.
DAHA FAZLA ÇÖKME HABERLERİ GELEBİLİR
Bulut, yıkım işinin eğitimli ve profesyonel ekibi olan firmalar ile yapılmaması halinde özellikle de önümüzdeki seçim süreçlerinin tamamlanmasından sonra Kentsel Dönüşüm anlamında yıkımların daha da artacağını ve bina çökme haberlerini daha da fazla duyacağımızı dile getirdi.

ABD'de kimyasal sızıntı ve olağanüstü hal!

ABD'nin Virginia eyaletinde şebeke suyuna kimyasal madde karıştığı şüphesi üzerine 9 bölgede olağanüstü hal ilan edildi.




Elk nehrine kimyasal madde karıştığının tespitedilmesi üzerine federal yetkililer, Batı Virginia'daki 9 bölgede yaşayan yaklaşık 300 bin kişiden şebekesuyunu kullanmamalarını istedi. Musluk suyunuiçmenin ötesinde, yemeklerde, duş almada ve diş fırçalamada kullanmanın tehlike arz ettiğini ifade eden yetkililervatandaşları dikkatli olmalarıkonusunda uyardı.
Batı Virginia Amerikan Su Şirketi yetkilileri şebekesuyuna güvenli diyemeyeceklerini açıklarken, bölge hastanelerine çok sayıda gereksiz başvuru yapıldığıkaydedildi.
Sorunun çözülmesi için çok yönlü çalışmalar başlatılırken, eyalette şişelenmiş su stoklarınınhızlıca tükendiği öğrenildi.
FEDERAL SAVCILAR İŞ BAŞINDA
ABD'nin West Virginia eyaletinde kimyasal atıkların şehir suyuna karışması üzerine, bölgedeki okullargüvenlik nedeniyle tatil edilirken, şehir dışından getirilen su tankerleri önünde uzun kuyruklar oluştu. Federal savcılar, olaya ilişkin geniş çaplı soruşturmabaşlattı.Eyaletin şehir suyu ihtiyacının karşılandığı Elk Nehri'ne bölgedeki kömür arıtmatesisinden kimyasal akıntının karıştığının tespit edilmesi üerine, başkent Charleston'da panik yaşanmış ve sağlık endişesiyle vatandaşlar hastanelere hücum etmişti. Olayı bugün yazılı bir açıklama ile duyuran Vali Earl Ray Tomblin, vatandaşları uyarırken, musluklardan kesinlikle su içilmemesini istedi.
Ayrıca federal savcıların da Charleston bölgesindeki şehir suyu dağıtımından sorumlu olan, West Virginia Amerikan Su Şirketi ve söz konusu kömür madeni hakkında geniş çaplı birsoruşturma başlattığı belirtilirken, konunun detayları hakkında bilgi verilmedi.
Olayın duyulması üzerine bölge halkı su tedarik etmek için süpermarketlere adeta akın etti. Elk Nehri kenarında bir kömür yıkama deposundaki tankerden sızdığı anlaşılan kimyasal maddenin detayları da ortaya çıktı.
West Virginia Çevre Koruma Departmanı tarafından yapılan açıklamada, bir kömür arıtmatesisindeki 48 bin galonluk (181700 ton) tankerden sızan kimyasal akıntının yakında bulunan ve eyaletin başkenti olan Charleston'ın şehir suyu ihtiyacını karşılayan Elk Nehri'ne karıştığıbilgisi paylaşıldıYetkililer, söz konusu tankerdeki çatlaktan, ham kömürdeki yabancımaddeleri ayrıştırmak için kullanılan 4-Metilsikloheksan Metanol veya MCHM bileşiminin nehir suyuna karıştığını, bu maddelerin insan sağlığına zararlı olduğunu bildirdi.
"ŞEBEKE SUYU SADECE TUVALETTE KULLANILIBİLİR"
Vatandaşların kendilerine erken haber verilmediği yönünde şikayette bulunduğu West Virginia Amerikan Su Şirketi'nin Başkanı Jeff McIntyre ise düzenlediği basın toplantısında, ''Suyun temiz olmadığı konusunda net bir kanıt yok. Ancak güvenli olduğunu da söyleyemem. Şebeke suyunu şimdilik, çekinmeden kullanabileceğiniz tek yer tuvalet sifonudur'' dedi.
Yetkililer vatandaşları, musluk suyuna karışmış olma ihtimali bulunan kimyasalın meyan kökü gibi koktuğu, tüketilmesi durumunda, baş ağrısı, göz ve ciltte tahrişi yapabileceği konusundabilgilendirirken, aşırı su kullanımı halinde ise nefes alma zorluklarının yaşanabileceğinibelirtti.
Musluktan akan suyun güvenliği konusunda yetkililerin net bir açıklama yapamamasıüzerine, binlerce insanın sorunu devam ederken, civar bölgelerden getirilen su tankerleri önünde uzun kuyruklar oluştu.

Çorum'da Yangın+


Çorum'un Konaklı beldesinde çıkan yangında samanlık, garaj, kamyonet, traktör, mibzer makinesi ve süt tankları kül oldu.
Edinilen bilgilere göre, Konaklı beldesinde yaşayan Murat Tezcan'a ait evin yan tarafında bulunan samanlıkta gece geç saatlerde bilinmeyen bir nedenden dolayı yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler samanlık ve garaj kısmını sardı. Rüzgarın da etkisiyle yangın büyüdü. Yangını fark eden ev sahibi itfaiyeyi arayarak yardım istedi. İddialara göre, olay yerine gelen Konaklı Belediyesi'ne ait itfaiye aracının suyunun don olması üzerine Çorum'dan yardım istendi. Çorum Belediyesi itfaiye ekiplerinin gelmesiyle birlikte yangına müdahale edildi. Yaklaşık bir saatlik çalışmanın ardından kontrol altına alınan yangın, Tezcan'a ait eve sıçramadan söndürüldü. Yangında samanlık, garaj, garajda bulunan kamyonet, traktör, süt tankı, mibzer, kilerlik, buğday ambarı kül oldu.
Patlama sesine uyanınca yangını fark ettiğini dile getiren Tezcan, "Dışarı çıktığımda alevler samanlığı sarmıştı. Rüzgarın da etkisiyle her tarafı alevler kapladı. Çok uğraşmamıza rağmen hiçbir şeyi kurtaramadık. Ambarlardaki buğdaya kadar tüm birikimlerimiz kül oldu. Üzgünüm. Tek tesellimiz can kaybının olmaması" dedi. -Çorum
 
Support : | Blogger |
Copyright © 2013. Güncel Haber
Türkçe Sondakika haberleri sondakikaFlash haberler Spor haberleri
Siyaset Haberleri Güncel Dolar Kuru